Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

oldukça sıradan

ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..

Aralık 2006 tarihli yazilar Aralık 2006 tarihli diger ogeler resimler , videolar

f(1)=0

ke10 arıştırmamak gerek..

"x" yerine konulan "1" denklemin sonucunu "0" veriyorsa; üstelik sayfalar dolusu işlemden sonra ulaşıyorsanız bu"0" a; ve yine üstelik bir gününüzü ve hatta birden cok gününüzü harcayarak ulaşmışsanız bu "0" a; durup düşünmek gerek (!) mutlaka bir yerde hata olmalı. iyice bir tartmak gerek ve hatta gerekiyorsa yeniden çözmek gerek, denklemi..

"x" ile barışıksanız tüm suçu gönül rahatlığıyla "1" e yükleyebilirsiniz. yok eğer "1" in bir suçu yok, tüm suç "x" te diyorsanız; daha uzunca bir süre "0" a ulaşmaya devam edersiniz. ama aklınızın bir köşesinde bulunsun, yada kulağınıza küpe yapıp takın şimdi söyleyeceklerimi;

eğer "x" e fazla yüklenirseniz, denkleminizin sonucu negatif çıkar.

&&&

unutmayın denklem sizin denkleminiz, "x" yüreğiniz. "1" sadece bir degişken ve denkleminizi her an terketmeye hazır bir degişken..


"x" lerinize iyi davranın..

hımm..

ne kadar da baska düşlerimiz..
ben avazım cıktğı kadar bağırırken aşka;o suskun, sade.. ben susarken, boyun eğerken hayata; o asiliklerde, baş kaldırmalarda düzene.. ben hayaline sarılıp uykulara dalarken; o geceye inat uyanık, ayakta.. ben her güne ilk onun adını anıp uyanırken; o düşünmeden tek kez uyuyakalmakta..ben yanımda olmasını, benle kalmasını düşlerken; o gitme hayallerinde..ben konusurken kendimle deli divane, isterken bu kadar,özlerken,küllenmek yerine körüklerken yüreğimi; o kaçışlarda..
ne kadar da baska düşlerimiz..
peki duyduğum bu istek niye? niye hala düşlerimde?
çok şey belki de istediğim, kendimi anlamamışken, bir başkasını, onu anlamak.. ama ne cok isterdim anlamayı, düşlerinde yer vermese de bana..
belki de zorlamamak gerek.giremezsin ki birinin düşlerine sadece sen istiyorsun diye. hem niye bu merak? sanene onun düşlerinden. sen mutlu olsana kurduğun hayallerle. bırak o ne düşlerse düşlesin.. kimse karışamaz ki senin hayallerine.. sarıl istediğin kadar, bagır, haykır seviyorum diye.. senden baska kimse duymaz, görmez nasılsa..kendi düşlerinle yetinmek gerek bazen.. sadece yapmayı bil!!

Nazım Usta'dan

kesik kesik sona doğru..

yavaçca dogruldum yerimden. hafif bir sendeleme.. sonrasında günaydın odam. kalktım, hiç bişeye başlamadan mutfaga gittim, çay koydum ocağa.çakmağı bulamadım, kibritle yaktım altını. sonra banyoya girdim, mutfaktan cıkıp. mümkün olduğunca yüzyüze gelmeden aynadaki le, yüzümü yıkadım. tekrar odanın yolunu tutarken, karar aldım birkez daha; bugün dolmak yok hatıralarla, atmış yılın hesabını yapmak yok.her gün gibi bugün de tutamıycaktım sözümü, ama olsun ben yine de alıyım karar..
- Allah Allah hiç farkında değilim, çıkarken kapatmış mıyım ben bu odanın kapısını?
ee.. unutkanlık da basladı artık, ne bekliyordun ki rukiye hanım.. olup olacagı bu işte.. yaslandın artık.
- hiç vazgecmedin su dagınıklıktan, ne bu odanın hali böyle? neyse dursun artık, bu günlük de idare edlim, carpıntım basladı yine, halim yok. biraz uzansam iyi olcak galiba..
.
.
.
-anne, gercekten bu hoca daha iyi, önce ki kandırmış bizi, hiçbişey ögretmemiş.. lütfen bu daha iyi ya gercekten..
.
.
- ya senin için bu kadar degerli ve özelse neden bana veriyorsun ki? yok, hayır alamam ben bunu..
.
.
- küçük, sevimli bir yerde olur.. hani böyle ıssız bi yer degil ama.. ufak bir kasaba belki.. kutu gibi bir ev.. ahşap.. yok yok ahşap olmasın.. hem evim hem atölyem olur. boyalarımı, resimlerimi yayarım dilediğim gibi.. az daha unutuyordum; çatısı çok önemli. en azından bir bölümü camdan olmalı.. gece yıldızları, gündüz bulutları, güneşi görmeliyim.elimde fırcam kar taneleri düşerken vurmalıyım tuvale..
.
.
.
- olur. gideriz, ben bi konuşuyum da bizimkilerle. çok güzel olur hem de. gerçi bütün kış beni gördün, tatilini de benle gecirmek iyi bir fikir mi sence?
.
.
-liseyi bitir tamam demiştiniz. simdi de böyle söylüyorsunuz. bıktım artık. baska hiç bişey beni heyecanlandırmıyo, baska hiç bişey istemiyorum..ve kendim vercem artık kararlarımı. tiyatrocu olcam ben!!
.
.
-koskoca sınıfta beş kişi gececekmiş zaten, ben olcak değilim ya onlardan biri, boşver..
.
.
- bitti ya.. inansam mı yoksa inanmasam mı buna? bitti okul, ne diyecekler artık ban "mühendis hanım" mı?
.
.
-ayrı eve cıkıcam!!
-hayır aklımı kacırmadım, pekala evelenmeden de aynı sehirde sizden ayrı yasayabilirim.
- banane milletin ne düşüneceginden..
-evde felan kalmadım ayrıca, var daha zamanı..
.
.
.
-okuldayken de verim hesaplıyorduk, fabrikada da.. fark ne? sıkıldım artık.. degişik bişiler olsun Allah'ım lütfen..
.
.
-neyse seni biraz üzdüm ama, bak işte istediğin oldu yine, evleniyorum.. ama benim de istediğim oldu.. istediğim insanla..
- ee.. anlamadım ki simdi ben, niye aglıyorsun ?
.
.
.
- lütfen cok istiyorum "sıla" olsun adı..
- tamam ozaman onu da ikinci isim olarak koyarız, olmazmı?
.
.
- sıla da kocaman kız oldu, dinlemiyo artık beni hiç. kime cekti bu kız bilmem ki?
.
.
- bunu kaldıracak gücüm yok. nede, benden önce? ama söz veriyorum gelicem, bugun yarın gelicem yanına
.
.
.
.
heyy ne bu gürültü, kim bu insanlar, ne işiniz var evimde? noluyor? sen kimsin ya, ne hakla odamı kurcalıyorsun?bu sedye niye? nereye götürüyorsunuz beni? bırakın diyorum size, bırakın.. ordaki hanım kim, neden aglıyor, ne bu feryatlar anlamadım ki?
nereye geldik, neresi burası? cok soguk, buz gibi.. heyy napıyorsun sen, neden örtüyorsun yüzümü? Allah'ım dogru mu duyorum ne diyor bu adamlar?
- gaz kacagı, 3 gün olmus, komsulardan biri farketmiş bu ögleden sonra..
- Allah rahmet eylesin!

&&&

hayat bir cok kareden oluşuyor bana göre.. her karede apayrı bir rol bizi bekliyor. karelerin hangi karelerle yan yana gelicegini hangimiz bilebiliriz ki? ordan oraya sürükleniyor, baska baska hayatlar yasıyoruz.
Chateaubriand'ın dediği gibi;
"insanın bir tek ve hep aynı yasamı yoktur. pespese eklenen bircok yasamı vardır ve cektiği acıların nedeni de budur"

gelenler gidenlere eşit midir hep?

önce ben iki nota çaldım onun defterinden. bir baktım ki; iki kelime çalmış benim şarkımdan..
sonra bir renk sildim tuvalinden. ne göreyim; bir ton silinmiş resmimden..
derken bir yıldız kopardım gökkubbesinden, döndüm arkamı; bir karakterim kaçmış masalımdan..
yetmedi tüm bunlar bana. yanan bir mum söndürdüm tapınağında. ve benimde bir parıltım eksildi mabedimde..
karşı koyamadım hırslarıma, bir meyve aşırdım bahçesinden. aksama varmadan bir çiçeğim soldu saksımda..
.
.

dedim sonra; bu nereye kadar gider böyle?hayata bir tebessüm gösterdim yüzümde. karşılığında gülücükler aldım yüreğinde..

&&&

teorisi böyleydi; "ne ekersen onu biçersin" demişlerdi.. ama sen unut şimdi tüm bu dediklerimi! çünkü gidenler hep "bir" fazlaydı gelenlerden..


yarın kendime daha boş bir çanta alıcam..



göz kalemi, allık,pudra, ruj, küçük bir ayna, törpü, cımbız, tarak, ufak bir not defteri, renkli-tüylü bir kalem, boncuklu bir cüzdan, bol miktarda kredi kartı.. ne mi bunlar? kısaca bir kokoşun çantasında olması gerekenler. allah korusun içlerinden biri eksik olsa çıkamaz sokağa (!)

bir de kendi çantama bakıyorum. çantamın içinde koskoca bir boşluk var.

canım sıkılıyor. ama çantamın içindeki boşluğa değil, kafamın içindeki doluluğa.. bir türlü anlayamıyorum; nasıl olur da beni çantam boş diye terk edersin??

yünlü ipten hayat hırkası

sağlam başlayacaksın örgüye. kopukluk olmayacak arada. hatta mümkünse bu konuda deneyimli birine başlatacaksın. örerken de dikkatli olacaksın. sırayı karıştırmayacaksın. bir ters- bir yüz gideceksin aman dikkat et. iki yüz olmasın arada. model karışır sonra ve asla ilmek kaçırmayacaksın. kaçan ilmekler geri gelmez çünkü. sökülür gider tüm emeğin. ve bitirirken çok daha sağlam bitireceksin. bu işi kimseye bırakmamakta ve sıkı düğümler atmakta fayda var. sıkı atacaksın ki düğümlerini; çözülmeyecekler, sökülmeyecekler..

sağlam başlayacaksın hayata. kopukluk olmayacak arada. hatta mümkünse tavsiyeler alacaksın bu konuda deneyimli insanlardan. yaşarken de dikkatli yaşayacaksın. herkese hak ettiği gibi davranacaksın. aman dikkatli ol; fazla ilgi yada ilgisizlik karmakarışık eder hayatını. ve asla kaçmayacaksın mücadeleden. kaçarsan firar eder sana ait olanlar çünkü. dağılır giderler kırılan vazonun parçaları gibi, tüm sevdiklerin. ve bitirirken çok daha sağlam bitireceksin. geride bıraktığın parçalarından bir "sen" oluşturabilecek insanlar. tüm parçalarını öyle yerli yerinde bırakacaksın ki; tek bir çelişki olmayacak ardında.. senden kalanlar; çözülmeyecekler, sökülmeyecekler..

&&&

örgü örmeyi bileceksin bu hayatta..